Ana içeriğe atla

MARİA'NIN ŞAPKASI




Maria annesiyle birlikte New York şehrinde küçük bir dairede yaşıyordu. Ne genç ne de yaşlıydı. Çok kısa ya da çok uzun değildi, güzel ya da çirkin de değildi. O sadece ortalama bir kadındı.

Büyük bir şirkette sekreter olarak çalışıyordu ve hayatı oldukça sıkıcı ve sıradandı. İş yerinde kimse ona dikkat etmezdi. İşyerindekiler, Maria’nın hayatının oldukça sıkıcı olduğunu düşünen insanlardı.

Bir sabah, işine giderken, Maria caddede açılan yeni bir şapka dükkânı gördü. Meraktan dolayı içeri girdi. Dükkânda küçük bir kız ve ona şapka almaya gelen annesi vardı ve şapkaları deneyen başka bir müşteri daha...

Maria da hoşuna giden bir şapka bulana kadar birkaç tanesini denedi. Bir şapka giydi ve harika durdu! Onu ilk fark eden küçük kızdı: “Anne, kadının o şapkayla ne kadar güzel göründüğüne baksana! ” Annesi de dedi ki: “Söylemeliyim ki, bu şapka sizde harika durdu!” İçeride olan başka bir müşteri de: “Hanımefendi, o şapkayla çok güzel görünüyorsunuz!”

Maria aynanın önüne gitti. Kendisine baktı. Ve bir yetişkin olarak hayatında ilk kez gördüğünü sevdi. Gülümseyerek, kasaya gitti ve şapkayı satın aldı. Dışarıda yürürken sanki yeni bir dünyaya adım atmış gibiydi. Çiçeklerin renklerini daha önce hiç fark etmemişti veya temiz havanın kokusu, arabaların sesi ve insanlar. Uyumlu bir melodi gibi geliyordu kulağına. Bir bulutun üzerinde sürükleniyormuş gibi yürüdü.. Kalbinde bir şarkı ile ..

Her sabah uğradığı kahve dükkânının önünden geçerken, genç ve yakışıklı biri ona seslendi: “Hey, merhaba tatlım.. Ne güzel görünüyorsun!  Burada yeni misin? Sana bir fincan kahve alabilir miyim? ”Maria utanarak gülümsedi ve yürümeye devam etti. Bulutların üzerinde kayarak…

Ofis binasına geldiğinde, kapıcı kapıyı açtı ve ona “Günaydın” dedi .. Daha önce Maria’yı hiç fark etmemişti bile! Asansördeki insanlar ona gideceği katı sordu ve onun için düğmeye bastı. Ofisteki insanlar, onu ilk kez görüyormuş gibi, bugün ne kadar güzel göründüğünü söyleyerek iltifat etti. Müdür, işyerinde nasıl hissettiği hakkında konuşmak için onu öğle yemeğine davet etti!

Bu büyülü iş günü bittiğinde Maria, eve otobüs yerine bir taksiyle dönmeye karar verdi.Elini kaldırdığı anda 2 taksi durdu! İlkine bindi ve yeni şapka sayesinde geçirdiği mucizevi günü ve hayatının nasıl geçtiğini düşünerek arka koltuğa geçti ..

Eve geldiğinde, annesi kapıyı açtı. Maria'nın görünüşü nefesini kesti! Şaşırmış bir şekilde “Maria” dedi. “Ne kadar güzel görünüyorsun! Gözlerin küçük bir kız olduğun zamanlardaki gibi parlıyor.”"Evet anne, her şey yeni şapkam sayesinde, hayatımın en muhteşem gününü geçirdim! ” dedi Maria. “Maria” dedi annesi,“Ne şapkası? ”

Maria panikledi. Kafasına dokundu ve hayatını değiştiren şapkanın orada olmadığını gördü. Takside onu aldığını hatırlamıyordu ..Ya da öğle yemeğinde .. Ya da ofiste .. Satın aldığı mağazayı düşündü. Kasiyere ödeme yaparken parasının ödemek için cüzdanını çıkardığında şapkayı tezgâha koymuştu ve orada unutmuştu. Sonrasında caddeye doğru yürümüştü. Şapkasız ama parıldayarak!

Maria'yı dönüştüren o şapka değildi, 
Düşüncelerinin kalitesiydi!

Düşüncelerimiz bizi korkunç bir esarete sokabilir ya da bizi dilediğimiz şeylere sahip olmamıza, olmak istediğimiz kişiler olmamıza, yapmak istediklerimize götürebilir. Düşüncelerinize dikkat edin!

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

 ABORJİN FELSEFESİ Bir kimse kızdığı zaman, yaşam enerjisi, su ya da kaygan kayalar gibi akmak yerine, her iki tarafa itilir ve keskin uçlu bir mızrak haline gelir.  Bu, bedenin içine girer ve organlara zarar verir. Kızgınlık aynı, bedende yara açan ve çıkarılması zor bir mızrak gibidir. 🍃 Gücenmenin uçları da sivridir ama onunkilerin uçlarında bir diken vardır, onun için bu insanın içine saplanır ve daha uzun süre orada kalır.  Gücenme kızgınlıktan daha zararlıdır çünkü ondan daha uzun sürer. 🍃 Haset, kıskançlık ya da suçluluk endişeden daha karmaşıktır ve düğümler karnında ya da derinin altında olabilir ya da bir başka yerde ki yaşam akışını yavaşlatabilir. 🍃 Üzüntü çok küçük bir bozulmaya neden olur. Ve keder aslında sevgi bağı olan bir çeşit üzüntüdür. Bu, hayatta kalan kişinin ömrü boyunca sürebilir. 🍃 Korku bazı şeyleri sona erdirir.  Korku kan akışını, kalp atışlarını, solunumu, düşünceyi, sindirimi her şeyi bozar.  Korku ilginç bir duygudur çünkü bu,...

MUTSUZLUKLAR EGO YOLUYLA GELİR...

Bir Zen üstadı sokak boyunca yürürken bir adam koşarak gelmiş ve sert bir şekilde ona vurmuş. Üstat yere düşmüş.Ayağa kalkmış ve önceden yürüdüğü yönde, geriye bile dönüp bakmadan tekrar yürümeye başlamış. Yanında bir öğrencisi varmış, Şoka uğramış “Bu adam da kim? Bu nedir? Böyle birileri yaşıyorken, herhangi birisi gelip sizi öldürebilir. Ve siz adamın kim olduğunu, bunu neden yaptığını merak edip dönüp bakmadınız bile” demiş Üstat da, “Bu onun sorunu, benim değil” demiş. Siz aydınlanmış birisiyle çatışabilirsiniz, ama bu sizin sorununuzdur, onun değil. Ve bu çatışmada incinirseniz o da sizin kendi sorununuzdur. O sizi incitemez. Bu bir duvarı yumruklamak gibidir canınız yanacaktır ama duvar değildir sizi inciten. Ego sürekli problem peşinde koşar Neden? Çünkü kimse size ilgi göstermezse, ego acıkmış hisseder. O ilgi ile yaşar Dolayısıyla, birisi size kızgın ve sizinle kavga ediyorsa, bu bile iyidir, çünkü en azından ilgisi üzerinizdedir Eğer birisi severse, iyidir Eğer kimse ...

HAYAT BİR EKO'DUR

Soru: Hayatımıza girenlerin bize ayna olduğunu çok geç öğrendim. Fakat kendime hep şu soruyu soruyorum. Birlikte olmak zorunda olduğum bazı kişilerin benimle karakter olarak hiç alakası yoksa bana nasıl ayna oluyor? ......... Yanıt: Çevremiz düşüncelerimizle oluşuyor. Mesela sevgilimizi, eşimizi nasıl seçiyoruz? Tesadüfen mi? Tabiki hayır! Bilinçaltı kayıtlarımıza dayanarak, frekanslar ve enerji ile karşımıza çıkıyor. Geçmişte en çok eleştirdiğimiz, yara aldığımız yada kınadığımız kişilerin neredeyse aynı karakterde olanıyla karşılaşırız ve bu durumu farketmeyiz. Yada tam tersi, geçmişte bize en ideal bir şekilde rol model olmuş (baba-anne) benzer özelliklerde biri girer hayatımıza...Yani kayıtlarda ne varsa o özelliklerde bir insana rastlarız yada aşık oluruz. ☝ Düşüncelerimiz imgelemelerimiz çok önemli, neyi istemez itiraz edersek onu kabul edene kadar, eleştiriden vazgeçene kadar yeni ortamlarda sürekli o kişilerle karşılaşırız. Bilinçaltı etki-tepki gördüğü kayı...