Ana içeriğe atla

EVRENDEN MESAJ VAR !!!!




Evrenden Gelen Mesajlar
1) Dikkatsizliğin Getirdiği Kazalar
Mesela bugün serçe parmağınızı keskin bir yere vurmuş veya dirseğinizi birkaç defa bir yerlere çarpmış olabilir misiniz? Bu gibi kazalar evrenin aslında size yavaşlamanızı ve sonraki adımlarınızı atmadan önce düşünmeniz mesajını verdiğini gösterir.
Böyle durumlarla karşılaşıp kendinize istemeden zarar verdiğiniz oluyorsa, bu aslında kendi hayatınızda sezgilerinizi görmezden geldiğinizi veya belli bir durumun ardında yatan gerçeği göremediğinizi gösteren bir işaret olabilir.
Ayak parmaklarını istemeden bir yere vurmak sadece ufak bir kaza olabilir. Ancak sık tekrarlandığında, aslında evrenden gelen, yaşamınızdaki belli durumlara ışık tutacak mesajları fark etmek adına düşünmenizi tavsiye ederiz.
....
2) Unutkanlık
Kendinizi sürekli unutkanlıkla veya kaybettiğiniz eşyaların yerini hatırlamakla cebelleşirken buluyorsanız, evrenin sizin için mesajı; “ilerlemeden önce öncelikle özgüvenini sağlayıp daha sonra amacını ve hedefini kendi içinde oluşturmak için kendine zaman tanı ve kendini kontrol et” olabilir.
Aynı zamanda böyle durumlar, oluşturmak veya hayatta başarmak istediğiniz konulara dair daha açık ve net olmanız gerektiğini gösteriyor olabilir.
....
3) Devamlı Geç Kalmak
Trafiğe takıldığınız için geç mi kaldınız? Ya da, zamanın nasıl geçtiğini anlamadığınızdan dolayı geciktiniz mi? Devamlı olarak bir yerlere gecikiyorsanız ve sürekli zamanla yarışıyor hissiyatına kapılıyorsanız, evrenden sizler için, dikkat etmeniz gereken önemli bir mesaj olabilir.
Gecikme ve sürekli bir zaman baskısı altında kalma durumu, aslında yaşamınızda aynı anda birçok işle uğraştığınız ve gerçekten yapmak istediklerinizle uyuşmayan durumlar altında kaldığınız anlamı taşıyor olabilir.
Siz hayatta akışta kaldığınız takdirde, zaman da sizinle birlikte akıp gidecektir. Aksi halde, akıştan kopup gittiğiniz vakit, zaman faktörüyle daha çok yüzleşirsiniz.
....
4) Dağınık Ortamlar
Odanızı veya bulunduğunuz ortamı temizlemeniz ne kadar zor olursa olsun, bir dağınıklığın sürekli sizi takip ettiğini ve evinizde belli bir yerde biriktiğini görüyorsanız, evrenden size üzerinde durup fark etmenizi istediği bir işaret olabilir.
Dağınıklık sizin hayatınızda bir işaret olarak, geçmişte bilinçaltınıza yerleşmiş bir anıyı veya durumu temizlemekten kaçındığınıza veya bir durumun altında yatan gerçeği göremediğinize dair bir mesaj veriyor olabilir.
Dağınıklığın oluştuğu ve biriktiği alandan yola çıkarak, bunun altında yatan duygusal sebepler ortaya çıkarılabilir. Örneğin, dağınıklığın oluştuğu alan devamlı mutfaksa, sizi duygusal yönden besleyen öz sevginiz ve öz bakımınızla ilgili meselelerde sorun yaşıyor olabilirsiniz veya yatak odanızda oluşan dağınıklık, ikili ilişkilerle veya yakın ilişkilerinizle ilgili sorunlardan haber verebilir.
....
5) Eşyaları Kırmak veya Düşürmek
Sürekli istemeden eşyalarınızı düşürüp kırıyorsanız, evrenden aldığınız mesaj, size zarar veren bir yolda yürüdüğünüze veya başarıya giden yolda kendi kendinizi sabote ettiğinize dair anlamlar taşıyor olabilir.
Eşyalarınızı düşürüyor veya kırıyor olmanız, aynı zamanda hayatınızdaki aşırı kontrolü bir müddet bırakmayı ve akışta kalmayı öğütlüyor olabilir. Özellikle de, hayatınızda, belirli bir alanda hissettiğiniz sıkışıklık ve durgunluk hissi, kendinizi sadece evrenin akışına bırakmanız gerektiğini doğrular bir niteliktedir.
....
6) Sık Sık Hastalanmak
Devamlı olarak enfeksiyon kapıp, soğuk algınlığı veya öksürük gibi rahatsızlıklar yaşıyorsanız, evrenden, yavaşlamanız ve yaşam yönünüzü ve gidişatınızı durup bir düşünmeniz gerektiğine dair bir mesaj alıyor olabilirsiniz. Bu işaretler aynı zamanda, hayatınızdaki kararları diğer insanların istekleri doğrultusunda alıp, kendi isteklerinizi hiçe saydığınız anlamını da taşıyor olabilir.
Sık sık hastalanmanız, belki de daha fazla dinlenmenizi, daha sağlıklı beslenmenizi ve iç huzurunuz için kendinize zaman ayırmanız gerektiğini hatırlatan bir işaret de olabilir.
....
7) Konuşmaktan ve Düşünmekten Kaçınmak
Yaşadıklarınız hakkında konuşmak istemiyor ve hatta olanları düşünmek bile istemiyor musunuz? Bu durum, hayatınızın gidişatındaki gerçekleri göremediğinize dair çok açık bir işarettir.
Önemli bir husus hakkında konuşmaktan kaçınıyorsanız, iç dünyanızda aslında karşı taraftın söyleyeceklerini duymaktan korktuğunuz mesajı yatıyordur. Aynı zamanda, yapmanız gerekeni bilip ancak harekete geçmeye korktuğunuzu gösteren bir işaret olabilir.
Kendi düşüncelerinizi ve sözcüklerinizi içinize hapsederseniz, zamanla ruhunuzla olan bağınızı yitirip onun isteklerini duymamaya başlarsınız.
....
8) Kaygı ve Stres
Günlük iş rutininize başlamadan önce karnınızda bir kaygı sancısı hissediyorsanız, doğru iş ortamında ve doğru yolda olmadığınızı gösteren net bir işaretle karşı karşıyasınız demektir.
Tabii ki, endişe farklı sebeplerden doğabilir. Ancak, sürekli bir yer veya kişi ile ilgili olarak stres ve kaygı problemi yaşıyorsanız, temel sebebi bulmak için biraz daha derine inmeniz gerekiyor demektir.
Genel olarak kaygı ve stres duyguları, hayatınızda bir takım değişikliklere gitmeniz ve isteklerinizle uyumlu bir rota çizmeniz gerektiğini öğütlüyor olabilir.
....
9) Başlanan İşi Bitirmede Zorluk Çekmek
Bir anda bir işe başlama şevkine gelip, ardından sürekli olarak tamamlayamama sorunu çekiyor musunuz?
Bir projeye veya işe tutunamayıp bir sonuca varamamak, hayatınızda ayaklarınızın yere gerektiği kadar sağlam basmadığnı vurgulayan bir işaret olabilir. Belki de bu iş, en büyük hedef ve arzularınızla uyuşmuyordur ve bu yüzden bitirme azmi bulamıyorsunuzdur kendinizde…
Fikirlerinizi hayata geçirmek konusunda zorluk yaşıyorsanız, yapacağınız en iyi şey; hayatın akışına teslim olmaktır. Bu yöntemi denerseniz, yeni bir yaşam yolu önünüze çıkabilir ve fikirlerinizi daha sağlam adımlarla yürütüp gerçekleştirebilirsiniz.
Başladığınız işi bitirmede yaşadığınız zorluk, dileklerinize giden yolda kendinize daha çok inanmanız gerektiğini öğütleyen bir işaret olabilir.
....
10) Sıkılmak
Hayatınızdan sürekli sıkılmanız, potansiyelinizi azami noktada kullanarak yaşamadığınızı gösteren oldukça iyi bir işarettir. Yaşam, birçok imkanla dolu olağanüstü bir olgudur. Sıkılmanızı gerektirecek bir sebep yoktur aslında.
Sıkılmak daha çok “rahat batması” tabirinden alışık olduğumuz gibi, hayat şartlarımız içinde aşırı rahat hissettiğimiz zamanlarda açığa çıkar.
Eğer gerçekten hayattan çok sıkılıyorsanız, yaşamınızda hangi alanlarda ne gibi değişiklikler yapmanız gerekiyor tespit edin. Örneğin, yeni bir hobi edinmek, kariyer planında değişiklik yapmak, seyahat etmek gibi kendinize tanıyacağınız imkanlar, hayatınızı canlandırıp sıkılganlığı ortadan kaldırabilir.
Evren bizlere yaşam yolumuzda ışık olacak birçok işaret göndermekte. Sezgilerimize güvenmek ve ruhumuzun isteklerine kulak vermek, kendimiz için yapabileceklerimizin en iyisi. Gördüğünüz işaretlere karşı duyarlı olun ve olumlu olanakların yaşam yolunuzu kolaylaştırmasına izin verin...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

 ABORJİN FELSEFESİ Bir kimse kızdığı zaman, yaşam enerjisi, su ya da kaygan kayalar gibi akmak yerine, her iki tarafa itilir ve keskin uçlu bir mızrak haline gelir.  Bu, bedenin içine girer ve organlara zarar verir. Kızgınlık aynı, bedende yara açan ve çıkarılması zor bir mızrak gibidir. 🍃 Gücenmenin uçları da sivridir ama onunkilerin uçlarında bir diken vardır, onun için bu insanın içine saplanır ve daha uzun süre orada kalır.  Gücenme kızgınlıktan daha zararlıdır çünkü ondan daha uzun sürer. 🍃 Haset, kıskançlık ya da suçluluk endişeden daha karmaşıktır ve düğümler karnında ya da derinin altında olabilir ya da bir başka yerde ki yaşam akışını yavaşlatabilir. 🍃 Üzüntü çok küçük bir bozulmaya neden olur. Ve keder aslında sevgi bağı olan bir çeşit üzüntüdür. Bu, hayatta kalan kişinin ömrü boyunca sürebilir. 🍃 Korku bazı şeyleri sona erdirir.  Korku kan akışını, kalp atışlarını, solunumu, düşünceyi, sindirimi her şeyi bozar.  Korku ilginç bir duygudur çünkü bu,...

MUTSUZLUKLAR EGO YOLUYLA GELİR...

Bir Zen üstadı sokak boyunca yürürken bir adam koşarak gelmiş ve sert bir şekilde ona vurmuş. Üstat yere düşmüş.Ayağa kalkmış ve önceden yürüdüğü yönde, geriye bile dönüp bakmadan tekrar yürümeye başlamış. Yanında bir öğrencisi varmış, Şoka uğramış “Bu adam da kim? Bu nedir? Böyle birileri yaşıyorken, herhangi birisi gelip sizi öldürebilir. Ve siz adamın kim olduğunu, bunu neden yaptığını merak edip dönüp bakmadınız bile” demiş Üstat da, “Bu onun sorunu, benim değil” demiş. Siz aydınlanmış birisiyle çatışabilirsiniz, ama bu sizin sorununuzdur, onun değil. Ve bu çatışmada incinirseniz o da sizin kendi sorununuzdur. O sizi incitemez. Bu bir duvarı yumruklamak gibidir canınız yanacaktır ama duvar değildir sizi inciten. Ego sürekli problem peşinde koşar Neden? Çünkü kimse size ilgi göstermezse, ego acıkmış hisseder. O ilgi ile yaşar Dolayısıyla, birisi size kızgın ve sizinle kavga ediyorsa, bu bile iyidir, çünkü en azından ilgisi üzerinizdedir Eğer birisi severse, iyidir Eğer kimse ...

HAYAT BİR EKO'DUR

Soru: Hayatımıza girenlerin bize ayna olduğunu çok geç öğrendim. Fakat kendime hep şu soruyu soruyorum. Birlikte olmak zorunda olduğum bazı kişilerin benimle karakter olarak hiç alakası yoksa bana nasıl ayna oluyor? ......... Yanıt: Çevremiz düşüncelerimizle oluşuyor. Mesela sevgilimizi, eşimizi nasıl seçiyoruz? Tesadüfen mi? Tabiki hayır! Bilinçaltı kayıtlarımıza dayanarak, frekanslar ve enerji ile karşımıza çıkıyor. Geçmişte en çok eleştirdiğimiz, yara aldığımız yada kınadığımız kişilerin neredeyse aynı karakterde olanıyla karşılaşırız ve bu durumu farketmeyiz. Yada tam tersi, geçmişte bize en ideal bir şekilde rol model olmuş (baba-anne) benzer özelliklerde biri girer hayatımıza...Yani kayıtlarda ne varsa o özelliklerde bir insana rastlarız yada aşık oluruz. ☝ Düşüncelerimiz imgelemelerimiz çok önemli, neyi istemez itiraz edersek onu kabul edene kadar, eleştiriden vazgeçene kadar yeni ortamlarda sürekli o kişilerle karşılaşırız. Bilinçaltı etki-tepki gördüğü kayı...