Ana içeriğe atla

HAYAT BİR EKO'DUR

  • Soru: Hayatımıza girenlerin bize ayna olduğunu çok geç öğrendim. Fakat kendime hep şu soruyu soruyorum. Birlikte olmak zorunda olduğum bazı kişilerin benimle karakter olarak hiç alakası yoksa bana nasıl ayna oluyor? .........
  • Yanıt: Çevremiz düşüncelerimizle oluşuyor. Mesela sevgilimizi, eşimizi nasıl seçiyoruz? Tesadüfen mi? Tabiki hayır! Bilinçaltı kayıtlarımıza dayanarak, frekanslar ve enerji ile karşımıza çıkıyor.
    Geçmişte en çok eleştirdiğimiz, yara aldığımız yada kınadığımız kişilerin neredeyse aynı karakterde olanıyla karşılaşırız ve bu durumu farketmeyiz. Yada tam tersi, geçmişte bize en ideal bir şekilde rol model olmuş (baba-anne) benzer özelliklerde biri girer hayatımıza...Yani kayıtlarda ne varsa o özelliklerde bir insana rastlarız yada aşık oluruz. ☝
  • Düşüncelerimiz imgelemelerimiz çok önemli, neyi istemez itiraz edersek onu kabul edene kadar, eleştiriden vazgeçene kadar yeni ortamlarda sürekli o kişilerle karşılaşırız. Bilinçaltı etki-tepki gördüğü kayıt aldığı, her şeyi bize tekrar tekrar yaşatır ve karşımıza çıkarır. Sizin geçmişte yaşadığınız olaylar, yargıladığınız insanlar her şey, ama her şey sizin şimdiki mevcut durumuzun karşılığı... 
  • İşte ayna görevide bu’dur. Önyargılarımız düşüncelerimiz bizim şu an ki ve gelecekteki olacakların yaşanacakların ispatı...👌🏻
  • O yüzden şunu özellikle vurguluyoruz. "Her zaman olumluya odaklan, kendinden başka kimseyi yargılama, suçlama, iyi düşünceler, olumlu bir bakış açısı size bir sonraki gün ve gelecek günler için mucizenin kapılarını açar.
    An’da kalabilmek bu yüzden çok önemli...Geçmişte yaşarsan, sürekli anımsar kederlenirsen tekrar tekrar bu olayları yaşarsın...
    Olumsuzluklar sana yine olumsuzluğu getirecektir. 
  •  Şimdi; sizin soru-nuza gelirsek hayatınıza giren insan mesela; bir arkadaşınız sizin hiç hoşlanmadığınız özelliklerde biri diyelim. Bu gibi insanları tekrar tekrar yaşıyorsanız ve rastlıyorsanız İŞARET şu demektir. " Siz bu tür bu özellikteki kişileri sürekli yargılıyor ve eleştiriyorsunuz, yani bu sizin iyileştirmeniz gereken tarafınız oluyor. Artık onu ve onun karakterindeki kişileri yargılamaktan ve eleştirmekten vazgeçmelisiniz...
  • Eğer onu olduğu gibi kabul ederseniz bu kişinin artık size hiç bir etkisi ve etkileşimi kalmayacak. Siz değiştikçe, bu gibi davranışlar karakterler size farkedilmez olacak.
    Ya hayatınızdan çıkacaklar yada siz onlardan uzaklaşacaksınız...
    Bunu idrak ettiğinizde hayat size çok daha anlamlı ve güzel görünecektir. Kabullenip ders almak, akışına bırakmak yani önyargılardan kurtulmak en doğrusu. İnsanî vasıflara sahip olmak bunu gerektirir. ALINTI

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

 ABORJİN FELSEFESİ Bir kimse kızdığı zaman, yaşam enerjisi, su ya da kaygan kayalar gibi akmak yerine, her iki tarafa itilir ve keskin uçlu bir mızrak haline gelir.  Bu, bedenin içine girer ve organlara zarar verir. Kızgınlık aynı, bedende yara açan ve çıkarılması zor bir mızrak gibidir. 🍃 Gücenmenin uçları da sivridir ama onunkilerin uçlarında bir diken vardır, onun için bu insanın içine saplanır ve daha uzun süre orada kalır.  Gücenme kızgınlıktan daha zararlıdır çünkü ondan daha uzun sürer. 🍃 Haset, kıskançlık ya da suçluluk endişeden daha karmaşıktır ve düğümler karnında ya da derinin altında olabilir ya da bir başka yerde ki yaşam akışını yavaşlatabilir. 🍃 Üzüntü çok küçük bir bozulmaya neden olur. Ve keder aslında sevgi bağı olan bir çeşit üzüntüdür. Bu, hayatta kalan kişinin ömrü boyunca sürebilir. 🍃 Korku bazı şeyleri sona erdirir.  Korku kan akışını, kalp atışlarını, solunumu, düşünceyi, sindirimi her şeyi bozar.  Korku ilginç bir duygudur çünkü bu,...

MUTSUZLUKLAR EGO YOLUYLA GELİR...

Bir Zen üstadı sokak boyunca yürürken bir adam koşarak gelmiş ve sert bir şekilde ona vurmuş. Üstat yere düşmüş.Ayağa kalkmış ve önceden yürüdüğü yönde, geriye bile dönüp bakmadan tekrar yürümeye başlamış. Yanında bir öğrencisi varmış, Şoka uğramış “Bu adam da kim? Bu nedir? Böyle birileri yaşıyorken, herhangi birisi gelip sizi öldürebilir. Ve siz adamın kim olduğunu, bunu neden yaptığını merak edip dönüp bakmadınız bile” demiş Üstat da, “Bu onun sorunu, benim değil” demiş. Siz aydınlanmış birisiyle çatışabilirsiniz, ama bu sizin sorununuzdur, onun değil. Ve bu çatışmada incinirseniz o da sizin kendi sorununuzdur. O sizi incitemez. Bu bir duvarı yumruklamak gibidir canınız yanacaktır ama duvar değildir sizi inciten. Ego sürekli problem peşinde koşar Neden? Çünkü kimse size ilgi göstermezse, ego acıkmış hisseder. O ilgi ile yaşar Dolayısıyla, birisi size kızgın ve sizinle kavga ediyorsa, bu bile iyidir, çünkü en azından ilgisi üzerinizdedir Eğer birisi severse, iyidir Eğer kimse ...