Ana içeriğe atla

İşte 90 yaşındaki kadından öğütler...




1. Hayat adil değil ama yine de güzel!
2. Hayat o kadar kısa ki, birisinden nefret ederek vakit harcama.
3. Kimse ama kimse, kendini çok ciddiye almamalı!
4. Kredi kartlarını her ay düzenli öde.
5. Her tartışmayı kazanmak zorunda değilsin. Bazen kabul et, gitsin.
6. Birisinin omzunda ağlamak, yalnız ağlamaktan daha iyi gelir.
7. İlk maaşından itibaren, emeklilik için para biriktirmeye başla.
8. Konu çikolata olunca, direnmek gereksizdir.
9. Geçmişinle barış ki, geleceğini zehir etmesin.

10. Çocuklarının seni ağlarken görmesinde sorun yok.
11. Hayatını, başkalarının hayatı ile kıyaslama. Hangi koşullardan geçerek buraya geldiklerini bilemezsin.
12. Eğer ilişkinin bilinmemesini istiyorsan, o ilişki içinde olmamalısın.
13. Mutlu bir çocukluk yaşamak için hiçbir zaman geç değil. Yeniden çocukluğunu yaşamak tamamen sana bağlı ve kimse de karışamaz!
14. Hayatta neye tutku duyuyorsan peşinden gitmeli ve bu yolda 'hayır'ı bir cevap olarak kabul etmemelisin.

15. Güzel mumlarını yak, güzel çarşaflarını ser, çeyizindeki yemek takımını kullan. Özel günleri bekleme, bugün gayet de özel!
16. Mor giymek için daha da yaşlanmayı bekleme, eksantrik olmanın tam sırası!
17. Çok kötü olaylardan sonra şöyle düşün: "5 yıl sonra bu olayın bir önemi olacak mı?”
18. Herkesi ve her yapılanı bağışla.
19. Başkalarının, senin hakkında ne düşündüğünden sana ne!,

20. Ne demişler; zaman her şeyin ilacı! Zaman ver.
21. Durum ne kadar iyi ya da kötü olursa olsun, değişecek.
22. Hasta olduğunda işin sana bakmayacak, arkadaşların bakacak. Bağlarını koparma, dostlarına zaman ayır.
23. Mucizelere inan.
24. Unutma, seni öldürmeyen şey, seni güçlü kılar.

25. Her gün mutlaka dışarı çık, mucizeler her yerde!
26. Hayatı çok fazla sorgulama, harekete geç ve gerekeni şimdi yap.
27. En iyi şeyler henüz gerçekleşmeyenler, umudunu kaybetme.
28. Ne yapacağını bilemediğinde derin bir nefes al, iyi gelecektir.
29. Güzel bir pakette ve kurdeleyle bağlı değil ama HAYAT YİNE DE BİR HEDİYE!
Alıntıdır..

Sevgiler...


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

 ABORJİN FELSEFESİ Bir kimse kızdığı zaman, yaşam enerjisi, su ya da kaygan kayalar gibi akmak yerine, her iki tarafa itilir ve keskin uçlu bir mızrak haline gelir.  Bu, bedenin içine girer ve organlara zarar verir. Kızgınlık aynı, bedende yara açan ve çıkarılması zor bir mızrak gibidir. 🍃 Gücenmenin uçları da sivridir ama onunkilerin uçlarında bir diken vardır, onun için bu insanın içine saplanır ve daha uzun süre orada kalır.  Gücenme kızgınlıktan daha zararlıdır çünkü ondan daha uzun sürer. 🍃 Haset, kıskançlık ya da suçluluk endişeden daha karmaşıktır ve düğümler karnında ya da derinin altında olabilir ya da bir başka yerde ki yaşam akışını yavaşlatabilir. 🍃 Üzüntü çok küçük bir bozulmaya neden olur. Ve keder aslında sevgi bağı olan bir çeşit üzüntüdür. Bu, hayatta kalan kişinin ömrü boyunca sürebilir. 🍃 Korku bazı şeyleri sona erdirir.  Korku kan akışını, kalp atışlarını, solunumu, düşünceyi, sindirimi her şeyi bozar.  Korku ilginç bir duygudur çünkü bu,...

MUTSUZLUKLAR EGO YOLUYLA GELİR...

Bir Zen üstadı sokak boyunca yürürken bir adam koşarak gelmiş ve sert bir şekilde ona vurmuş. Üstat yere düşmüş.Ayağa kalkmış ve önceden yürüdüğü yönde, geriye bile dönüp bakmadan tekrar yürümeye başlamış. Yanında bir öğrencisi varmış, Şoka uğramış “Bu adam da kim? Bu nedir? Böyle birileri yaşıyorken, herhangi birisi gelip sizi öldürebilir. Ve siz adamın kim olduğunu, bunu neden yaptığını merak edip dönüp bakmadınız bile” demiş Üstat da, “Bu onun sorunu, benim değil” demiş. Siz aydınlanmış birisiyle çatışabilirsiniz, ama bu sizin sorununuzdur, onun değil. Ve bu çatışmada incinirseniz o da sizin kendi sorununuzdur. O sizi incitemez. Bu bir duvarı yumruklamak gibidir canınız yanacaktır ama duvar değildir sizi inciten. Ego sürekli problem peşinde koşar Neden? Çünkü kimse size ilgi göstermezse, ego acıkmış hisseder. O ilgi ile yaşar Dolayısıyla, birisi size kızgın ve sizinle kavga ediyorsa, bu bile iyidir, çünkü en azından ilgisi üzerinizdedir Eğer birisi severse, iyidir Eğer kimse ...

HAYAT BİR EKO'DUR

Soru: Hayatımıza girenlerin bize ayna olduğunu çok geç öğrendim. Fakat kendime hep şu soruyu soruyorum. Birlikte olmak zorunda olduğum bazı kişilerin benimle karakter olarak hiç alakası yoksa bana nasıl ayna oluyor? ......... Yanıt: Çevremiz düşüncelerimizle oluşuyor. Mesela sevgilimizi, eşimizi nasıl seçiyoruz? Tesadüfen mi? Tabiki hayır! Bilinçaltı kayıtlarımıza dayanarak, frekanslar ve enerji ile karşımıza çıkıyor. Geçmişte en çok eleştirdiğimiz, yara aldığımız yada kınadığımız kişilerin neredeyse aynı karakterde olanıyla karşılaşırız ve bu durumu farketmeyiz. Yada tam tersi, geçmişte bize en ideal bir şekilde rol model olmuş (baba-anne) benzer özelliklerde biri girer hayatımıza...Yani kayıtlarda ne varsa o özelliklerde bir insana rastlarız yada aşık oluruz. ☝ Düşüncelerimiz imgelemelerimiz çok önemli, neyi istemez itiraz edersek onu kabul edene kadar, eleştiriden vazgeçene kadar yeni ortamlarda sürekli o kişilerle karşılaşırız. Bilinçaltı etki-tepki gördüğü kayı...