Ana içeriğe atla

HER GÜN YENİ BİR ŞEY ÖĞRENMEMİZİ SAĞLAYABİLECEK 10 YOL...



Bazen günlük rutin yaşamımıza o kadar bağımlı oluruz ki, gündelik olarak yeni şeyler öğrenmeyi unuturuz. İş, aile, internet, kitaplık hepsi gelişmek ve eğlenmek için birçok kaynağa sahip. Bunlar düzenli olarak edinebileceğimiz sonsuz fırsatlar sunarlar.

Burada size her gün yeni bir şey öğrenmenizi sağlayabilecek on yol...

Sor. Çocukların neden tüm bilgiyi sünger gibi çektiklerini düşündünüz mü? Onlar soru sormak için gururlarını yenmek zorunda değiller. Her şeyden önce, soru sormak her gün düzenli olarak öğrenmenin en iyi yoludur. Bazı ortamlarda konu hakkında bilgimiz olmamasına rağmen soru sormaya çekiniriz, ama bunu daha sonra internet aracılığıyla araştırıp, sorgulamak kesinlikle unutulmamalıdır. Daha sonra konu hakkında bilgi sahibi olacağını düşündüğünüz biriyle konuşup, deneyimlerini öğrenebilirsiniz. Bu her zaman tek taraflı bir bilgiyi okumaktan iyidir.

Oku. Her gün. Eğer boşluk bir vaktin oluyorsa, okumak için vaktin var demektir. Bilginin kaynağı internet varken, okumamak için herhangi bir mazeret kabul edilemez. Eğer aklınıza bir soru geldiyse ve cevabını hemen bulamıyorsanız, hemen bir kâğıda not alın. Bunlar bir okunacaklar listesi çıkarmak için birebirdir.

Ara. En basit sorularının bile peşinden koş. Eğer hala ‘espresso’nun tadını öğrenmek istiyorsan, bundan sonra gideceğin yerde bunu ve değişik kahve türlerini deneyebilirsin. Bu arayış esnasında farklı bir lezzet hayatını renklendirebilir, bu rengi hayatına sen eklemelisin.

Yavaşla. Çok hızlı koşmaktan vazgeç. Eğer yataktan kalktığın gibi duşa arabaya oradan ofise gidiyorsan, hayatın soru ve sorunları fark edemeyecek, bunların cevaplarını da öğrenemeyeceksin. Eğer denemek istersen, bir gün işe bisikletle veya yürüyerek git, arabayla giderken fark etmediğin birçok şeyi fark edeceksin, belki de o gün yeni şeyler öğreneceksin.

Dinle. Gerçek anlamda dinle bu aileden biri, bir şarkının sözü, sesli kitap veya eşin olabilir. Aktif dinleme her denediğimizde öğrenmeyi geliştiren bir yardımcıdır. Toplulukta iyi konuşanlar gerçekten iyidir, çünkü onlar topluluğun bu konuşmayı nasıl dinleyeceğini ve nasıl tepki vereceğini öğrenmiş olanlardır. Aktif dinleme müzikte veya doğada uygulanırken seni sadece yavaşlatmaz, sana çoğu zaman göz ardı ettiğimiz bazı sesleri ve yeni görüşleri öğretebilir.

Meditasyon. Bu sanki kendinize “yavaşşlaaa” demek gibidir. İster inanın ama ister inanmayın bazı cevapları internette bulamazsınız, ya da dünyanın geri kalanından. Bazı cevapları sadece kendi içinizde bulabilirsiniz. Meditasyon ve dua okumak gibi şeylere zaman ayırmak kendinize vereceğiniz en iyi hediyelerdir. Ayrıca bu sizin daha iyi öğrenebilmenizi geliştirir.

Bak. Bu biraz yavaşlamaya benzer, ama aslında çok da farklıdır. Her şeye farklı bir perspektiften bakın. Eğer bir şeye sürekli yakından bakmaya alıştıysanız bir de uzaktan bakmayı deneyin. İlk olarak ne zaman bir mikroskop veya teleskop kullanmıştınız? Bir dürbünden en son ne zaman baktığınızı hatırlıyor musunuz? Çok mu gerilerde.. Çevrenize bakın ve denemek için yeni bir şeyler bulun.

Tat. En eğlenceli öğrenme yöntemlerinden biri sanırım tadına bakılması gerekenler. Yeni bir kahveyi tatmak gibi çok basit olabilir. Ama bir grup arkadaşınızla yeni bir yemeği tatmak çok daha eğlenceli oluyor kesinlikle. Tat ve dokular duyuları kalıcı anılar olarak beynimize kazınırlar. Bunları tanımlamaya çalışmak zorlu bir deneyim olabilir..

Kokla. Beyindeki hafıza bölümü ve koku alma nöronları oldukça yakın bulunurlar, bu yüzden kokular hayat boyu kalıcı olarak belleğimize daha çok kazınırlar. Her gün bir kaç dakikanızı değişik kokulara ayırmak hayatınız boyunca bir daha unutamayacağınız kokuları bulmanızda yardımcı olabilir.

Yaz. Normal günlük gibi, bilgi günlüğü tutmak gündelik olaylardan çok farklı yaklaşımlar öğrenebilirsiniz. Bir not defteri veya günlük kullanarak rüyalarınızı, zor deneyimlerinizi ve stresli günlerinizi yazabilir, bunların kısa sürede çözümlerini de kendinizde bulabilirsiniz.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

 ABORJİN FELSEFESİ Bir kimse kızdığı zaman, yaşam enerjisi, su ya da kaygan kayalar gibi akmak yerine, her iki tarafa itilir ve keskin uçlu bir mızrak haline gelir.  Bu, bedenin içine girer ve organlara zarar verir. Kızgınlık aynı, bedende yara açan ve çıkarılması zor bir mızrak gibidir. 🍃 Gücenmenin uçları da sivridir ama onunkilerin uçlarında bir diken vardır, onun için bu insanın içine saplanır ve daha uzun süre orada kalır.  Gücenme kızgınlıktan daha zararlıdır çünkü ondan daha uzun sürer. 🍃 Haset, kıskançlık ya da suçluluk endişeden daha karmaşıktır ve düğümler karnında ya da derinin altında olabilir ya da bir başka yerde ki yaşam akışını yavaşlatabilir. 🍃 Üzüntü çok küçük bir bozulmaya neden olur. Ve keder aslında sevgi bağı olan bir çeşit üzüntüdür. Bu, hayatta kalan kişinin ömrü boyunca sürebilir. 🍃 Korku bazı şeyleri sona erdirir.  Korku kan akışını, kalp atışlarını, solunumu, düşünceyi, sindirimi her şeyi bozar.  Korku ilginç bir duygudur çünkü bu,...

MUTSUZLUKLAR EGO YOLUYLA GELİR...

Bir Zen üstadı sokak boyunca yürürken bir adam koşarak gelmiş ve sert bir şekilde ona vurmuş. Üstat yere düşmüş.Ayağa kalkmış ve önceden yürüdüğü yönde, geriye bile dönüp bakmadan tekrar yürümeye başlamış. Yanında bir öğrencisi varmış, Şoka uğramış “Bu adam da kim? Bu nedir? Böyle birileri yaşıyorken, herhangi birisi gelip sizi öldürebilir. Ve siz adamın kim olduğunu, bunu neden yaptığını merak edip dönüp bakmadınız bile” demiş Üstat da, “Bu onun sorunu, benim değil” demiş. Siz aydınlanmış birisiyle çatışabilirsiniz, ama bu sizin sorununuzdur, onun değil. Ve bu çatışmada incinirseniz o da sizin kendi sorununuzdur. O sizi incitemez. Bu bir duvarı yumruklamak gibidir canınız yanacaktır ama duvar değildir sizi inciten. Ego sürekli problem peşinde koşar Neden? Çünkü kimse size ilgi göstermezse, ego acıkmış hisseder. O ilgi ile yaşar Dolayısıyla, birisi size kızgın ve sizinle kavga ediyorsa, bu bile iyidir, çünkü en azından ilgisi üzerinizdedir Eğer birisi severse, iyidir Eğer kimse ...

HAYAT BİR EKO'DUR

Soru: Hayatımıza girenlerin bize ayna olduğunu çok geç öğrendim. Fakat kendime hep şu soruyu soruyorum. Birlikte olmak zorunda olduğum bazı kişilerin benimle karakter olarak hiç alakası yoksa bana nasıl ayna oluyor? ......... Yanıt: Çevremiz düşüncelerimizle oluşuyor. Mesela sevgilimizi, eşimizi nasıl seçiyoruz? Tesadüfen mi? Tabiki hayır! Bilinçaltı kayıtlarımıza dayanarak, frekanslar ve enerji ile karşımıza çıkıyor. Geçmişte en çok eleştirdiğimiz, yara aldığımız yada kınadığımız kişilerin neredeyse aynı karakterde olanıyla karşılaşırız ve bu durumu farketmeyiz. Yada tam tersi, geçmişte bize en ideal bir şekilde rol model olmuş (baba-anne) benzer özelliklerde biri girer hayatımıza...Yani kayıtlarda ne varsa o özelliklerde bir insana rastlarız yada aşık oluruz. ☝ Düşüncelerimiz imgelemelerimiz çok önemli, neyi istemez itiraz edersek onu kabul edene kadar, eleştiriden vazgeçene kadar yeni ortamlarda sürekli o kişilerle karşılaşırız. Bilinçaltı etki-tepki gördüğü kayı...