MUTLULUK REÇETESİ Farkında mısınız bilmiyorum “mutsuz” insanların sayısı giderek artıyor ve herkesi mutsuz eden sebepler farklı. Herkesi mutsuz eden sebepler farklı olmakla birlikte hepimizi mutlu etme potansiyeli yüksek olan yaklaşımlar benzer. Bu nedenle yazılarımla farklı bakış açıları yakalamanızı ümit ederek paylaşımlarımı şekillendiriyorum. Bugün bir mutluluk reçetesi paylaşmak istedim sizlerle, ilham alıp kendi reçetenizi oluşturmanız ümidiyle. Her şey gider, mutluluk kalır. Öncelikle ilgi alanı ile etki alanı farkını bilmemiz ve hayatımızı daha çok etki alanımızda geçirmemiz bence önemli. İlgi alanı, adı üstünde, ilgimizi çeken her şeyi ifade ediyor, bunların önemli bir kısmı üzücü konular da olabilir. Siyasal gelişmeler, ekonominin gidişatı, hava durumu, patronun keyfi, çocuğun sınavları gibi. Etki alanı ise bizim etkileme gücüne sahip olduğumuz konular. Kendimize şu soruları sorup olayları etki alanımızda değerlendirmeliyiz, bu konu ile ilgili olarak ben ne yapabilirim, nasıl bir katkı sağlayabilirim ve yapmak istiyor muyum? Yapabileceğimiz bir şeyler varsa özellikle de diğer insanlara yardım etmek konusunda ve yapmak istiyorsak mutlaka gerçekleştirelim, mutluluğun anahtarlarından birisidir. Olaylara bu şekilde yaklaşmayı alışkanlık haline getirin, ne yapabilirim, yapmak istiyor muyum, ikisi de evetse harekete geçin. Pek çok olayla ilgili aslında yapabileceğiniz bir şeyler olduğunu görüp şaşıracak ve harekete geçtiğinizde aslında etki edebildiğinizi görüp mutlu olacaksınız. Diğer bir konu ise sabırlı olmak, daha mutlu olmanın yolu sabırlı olmaktan geçiyor. Bir gün siz hazır olduğunuzda isteğiniz gerçekleşecek. O güne kadar sabırsızlıkla bekleyip canınızı sıkmaktansa biraz da güvenerek bekleyin, keyifle bekleyin. Gidişat analizi yapın, bugün itibarıyla kendinizi isteğinizin gerçekleşmesine ne kadar yakın görüyorsunuz, 3 ay önce ve yıl başında durum nasıldı. Eğer iyiye doğru gidiyorsa tek yapmanız gereken mevcut yaptıklarınızı yapmaya devam etmek. Gidişat yatay ise veya isteğinizden uzaklaşıyorsanız da farklı bir şeyler yapmanız gerektiğini anlayacaksınız. Mutluluk için diğer bir gündem maddesi ise zaman zaman konfor alanımızı terk etmek. Her ne kadar bilindik konfor alanı güvenli yapısı ile çekici gelse de bir süre sonra sıkıcı bir hayata ve mutsuzluğa yol açabilir. Yapacağınız şeyler, seçeceğiniz hedefler ne çok kolay olsun ne de çok zor, orta zorluk derecesi idealdir. Mutluluk için bir başka yaklaşım ise mutlu insanlarla daha fazla zaman geçirmektir, çünkü mutsuzluk da mutluluk da bulaşıcıdır. Mutlu insanları yaklaşımından, bakış açılarından bir şeyler öğrenip modelleyebiliriz, koçluk seanslarının başında veya sonunda sohbet bölümlerinde danışanlarımla bu konulardan bahsediyoruz. Mutluluk için son kapı da öğrenmektir. Her gün yeni bir bilgi öğrenmek bizi mutlu eder. Elimden geldiğince edindiğim bilgileri sizlerle paylaşıyorum. Keyif alıyorsanız yazılarımı takip etmeye devam edin lütfen. Sevgi ile mutluluk ile kalın. Mert Çuhadaroğlu
MUTLULUK REÇETESİ Farkında mısınız bilmiyorum “mutsuz” insanların sayısı giderek artıyor ve herkesi mutsuz eden sebepler farklı. Herkesi mutsuz eden sebepler farklı olmakla birlikte hepimizi mutlu etme potansiyeli yüksek olan yaklaşımlar benzer. Bu nedenle yazılarımla farklı bakış açıları yakalamanızı ümit ederek paylaşımlarımı şekillendiriyorum. Bugün bir mutluluk reçetesi paylaşmak istedim sizlerle, ilham alıp kendi reçetenizi oluşturmanız ümidiyle. Her şey gider, mutluluk kalır. Öncelikle ilgi alanı ile etki alanı farkını bilmemiz ve hayatımızı daha çok etki alanımızda geçirmemiz bence önemli. İlgi alanı, adı üstünde, ilgimizi çeken her şeyi ifade ediyor, bunların önemli bir kısmı üzücü konular da olabilir. Siyasal gelişmeler, ekonominin gidişatı, hava durumu, patronun keyfi, çocuğun sınavları gibi. Etki alanı ise bizim etkileme gücüne sahip olduğumuz konular. Kendimize şu soruları sorup olayları etki alanımızda değerlendirmeliyiz, bu konu ile ilgili olarak ben ne yapabilirim, nasıl bir katkı sağlayabilirim ve yapmak istiyor muyum? Yapabileceğimiz bir şeyler varsa özellikle de diğer insanlara yardım etmek konusunda ve yapmak istiyorsak mutlaka gerçekleştirelim, mutluluğun anahtarlarından birisidir. Olaylara bu şekilde yaklaşmayı alışkanlık haline getirin, ne yapabilirim, yapmak istiyor muyum, ikisi de evetse harekete geçin. Pek çok olayla ilgili aslında yapabileceğiniz bir şeyler olduğunu görüp şaşıracak ve harekete geçtiğinizde aslında etki edebildiğinizi görüp mutlu olacaksınız. Diğer bir konu ise sabırlı olmak, daha mutlu olmanın yolu sabırlı olmaktan geçiyor. Bir gün siz hazır olduğunuzda isteğiniz gerçekleşecek. O güne kadar sabırsızlıkla bekleyip canınızı sıkmaktansa biraz da güvenerek bekleyin, keyifle bekleyin. Gidişat analizi yapın, bugün itibarıyla kendinizi isteğinizin gerçekleşmesine ne kadar yakın görüyorsunuz, 3 ay önce ve yıl başında durum nasıldı. Eğer iyiye doğru gidiyorsa tek yapmanız gereken mevcut yaptıklarınızı yapmaya devam etmek. Gidişat yatay ise veya isteğinizden uzaklaşıyorsanız da farklı bir şeyler yapmanız gerektiğini anlayacaksınız. Mutluluk için diğer bir gündem maddesi ise zaman zaman konfor alanımızı terk etmek. Her ne kadar bilindik konfor alanı güvenli yapısı ile çekici gelse de bir süre sonra sıkıcı bir hayata ve mutsuzluğa yol açabilir. Yapacağınız şeyler, seçeceğiniz hedefler ne çok kolay olsun ne de çok zor, orta zorluk derecesi idealdir. Mutluluk için bir başka yaklaşım ise mutlu insanlarla daha fazla zaman geçirmektir, çünkü mutsuzluk da mutluluk da bulaşıcıdır. Mutlu insanları yaklaşımından, bakış açılarından bir şeyler öğrenip modelleyebiliriz, koçluk seanslarının başında veya sonunda sohbet bölümlerinde danışanlarımla bu konulardan bahsediyoruz. Mutluluk için son kapı da öğrenmektir. Her gün yeni bir bilgi öğrenmek bizi mutlu eder. Elimden geldiğince edindiğim bilgileri sizlerle paylaşıyorum. Keyif alıyorsanız yazılarımı takip etmeye devam edin lütfen. Sevgi ile mutluluk ile kalın. Mert Çuhadaroğlu

Yorumlar
Yorum Gönder