Ana içeriğe atla

Kayıtlar

2020 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

80 Yaşında Boşanan Kadının Hikayesi

 80 Yaşında Boşanan Kadının Hikayesi   Mahkeme salonunda, seksen yaşlarındaki yaşlı çiftin durumu içler acısıydı… Adam inatçı bakışlarla, suskun ninenin ağlamaktan iyice çukurlaşmış gözlerini ve bıkkın bakışlarını süzüyordu. Hakim tok sesiyle, yaşlı kadına: –Anlat teyze, neden boşanmak istiyorsun? Yaşlı kadın, derin bir nefes çektikten sonra baş örtüsüyle ağzını aralayıp, kısılmış sesiyle konuşmaya başladı: –Bu herif yetti gayri, 50 yıldır bezdirdi hayattan… Sonra uzunca bir sessizlik hakim oldu, mahkeme salonunda… Sessizlik, bu tür haberleri her gün manşet yapan gazetecilerden birinin flaşıyla bozuldu… Kim bilir nasıl bir manşet atacaklardı, yaşanmış 50 yılın ardından? Çok sayıda gazeteci izliyordu davayı… Kadın neler diyecekti? Herkes, onu dinliyordu… Yaşlı kadının gözleri doldu ve devam etti: –Bizim bir sedef çiçeği vardı, çok sevdiğim… O bilmez… 50 yıl önceydi.. O çiçeği bana verdiği çiçekler arasından kopardığım bir yaprağı tohumlamıştım, öyle büyüttüm. Yavrumuz olmadı on...

ANI YAŞAMAK

ANI YAŞAMAK Sıkça duyduğunuz bu kavramla ilgili, HİÇ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ? Anı yaşamak NEDİR, NASIL başarılır? Şimdi birlikte düşünelim. Düşünme eylemini zihin faaliyetlerimizi Gözden geçirelim. Önce kafanızda sürekli konuşan SESİ DİNLEYİN. Bu sesi dinlerken TARAFSIZ OLUN, ONU YARGILAMAYIN. Sesi yani düşünce akışını izleyin Onu DIŞARIDA GÖZLEMEYİ DENEYİN. Ve onu kendinizi zorlamadan DURDURMAYI deneyin. Başarabildiğiniz sürece yeni bir şeyin Farkında olmaya başlarsınız. Sessizlikle birlikte Yeni bir BİLİNÇ DURUMU Ortaya çıkmaya başlar. Daha derin olan benliğinizi Hissetmeye BAŞLARSINIZ. Oluşturduğunuz düşüncesizlik halinde SESSİZLİK ve HUZUR hissedersiniz. Bu durum içerisinde çok daha uyanık ve FARKINDA OLURSUNUZ. Pratikte bunu NASIL yapabilirsiniz? Örneğin: Merdiven çıkarken her hareketinize Ve SOLUK VERİŞİNİZE dikkat edin. Veya ellerinizi yıkarken suyun sesine, Verdiği hisse, sabun kokusuna v.b. DUYGUSAL ALGILARA dikkat edin. Araba kullanıyorsanız bindiğinizde kapıyı kapatın Birkaç saniye du...

Annelerimiz Şamandı Bizim!.

  Annelerimiz Şamandı Bizim!.. Yaşı elli ve üzerinde olan neslin, birbirinden değişik geleneklerle iç içe bir gençliği olmuştur. Anadolu şehirlerinde yetişenlerin pastoral zenginliklerle  süslenmiş örflerine oranla,  İstanbul yaşamı daha naif ve rafine ritüeller sağlamıştı büyüyen hayatlarımızda. Hemen hepsi kadim Türk adetlerinden kaynaklanan,  şimdi çocuksu gelen adetlerin aslında bir geçmişin tüm gelenekselliğini taşıdığını akıl etmişti büyüklerimiz. Bilirlerdi, hatta anlatırken gülerlerdi ama yaparlardı yine de. Kuru mantık ve sevimsiz hakikatin içine bir tutam yaşam sevinci  ve umudu serpmekte fayda görürlerdi. Birbirinden sevimli ve içten gelen törensellikleri cahillik olarak değil, kaybedilmemesi gereken bir tradisyon aktarımı olarak görürlerdi. Kafama bir örtü koyup, üzerinde tutulan su dolu çanağa kurşun döktüklerinde, duyduğum cazırtılar bitip de gün ışığına ulaştığımda, merakla bakmıştım tasın içerisine. Sürreal alegorizmin en uçuk örneklerini gördüğü...
AYNALAR... Adamın biri, ilk defa gittiği şehrin tarihi çarşısına uğradığında, bir dükkana girerek; - Hatıra eşya almak istiyorum, demiş.Ne tavsiye edersiniz? Dükkan sahibi yaşlı zat,adamı tepeden tırnağa süzüp: - Buranın en meşhur malı, aynalardır evladım, demiş. Ama onları almaya güç ister. Adam, hiç düşünmeden: - Ben, yaşadığım şehrin en zengin insanıyım, diye atılmış. Benim için para önemli değil. İhtiyar, dudak büküp: - İnşaallah gücün yeter, demiş. Çünkü padişahlar bile alamadı onları. Adam, ses tonunu iyice yükselterek: - Benim elde edemeyeceğim şey yoktur!..diye direnmiş. Fiyatları ne kadar? İhtiyar adam: - Seçeceğin aynaya bağlı, diye gülümsemiş. Günümüze ait aynaları normal fiyata alabilirsin. Fakat eski aynalar pahalıdır. Hele hele antikalara gücün yetmez. Ama geleceğin aynası bedavadır, fakat onu görsen pek beğenmezsin. Adam, bu sözleri pek anlamamış. Ama merakından çatlayacak gibiymiş. Aynaları bir an önce görmek istediğinden, yaşlı adamın koluna girip,dükk...

TATLI DİL

Eski Yunanistan’ın Teb şehrinde bir sabah insanları isyan ettiren bir cinayet işlenmiş. Şehrin soylu ailelerinden birinin yakışıklı iyi eğitim almış genç oğlu, avam sınıftan çirkin yaşlı bir kambur tarafından şehir meydanında nedensizce ve vahşice kafasına çekiçle vurularak öldürülmüş. Maktul, şehirde çok sevilen, geleceği parlak, yakışıklı kısacası tanınan bir delikanlı imiş. Belki de bu yüzden insanlar çok öfkelenmiş, isyan etmişler. Kadınlar ve genç kızlar ölünün arkasından oluk oluk gözyaşı dökmüşler. Gencin arkadaşları katili linç etmek istemişler ama Teb şehri nin yargıçları ve yöneticileri gelenekleri hatırlatarak adil bir yargılamanın gerekliliğini savunmuşlar. Katil o güne kadar kimsenin dikkatini çekmeyen kambur, bir gözü kör, bodur, çirkin az konuşan bir adammış. Daha önce hiç bir suça karışmamış silik bir adam. Şehrin meydanının köşesindeki tezgahında çarık yaparak satar kıt kanaat geçinirmiş. İşte bu adamı şehrin geleneklerini korumak ve gençlere öğretmek uğruna ya...
🌻 🌸 EV DETOKSU* 🌸 🌻 🌼 *Negatif enerjiyi hayatımızdan temizlemeliyiz, canlı, cansız herşey yoğunlaşmış bir enerji yayar ve enerji taşır.* *Bu enerji bizim, bilincimizin, bilinçaltımızın, ruhsal , zihinsel, duygusal ve bedensel bütünlüğümüzü etkiliyor.* *Peki evlerimizin negatif enerji yüklü olduğunu nasıl anlarız?* ✔ Evde sürekli tartışma varsa, ✔ Kasvet, mutsuzluk, huzursuzluk, enerjimizin düşmesi ve uyuşukluk hissediyorsak, ✔ Depresyon, üşengeçlik ,karamsarlık, öfke, sürekli vesvese ve endişe hissi, ✔ Uyku problemlerinin yaşanması, ✔ Kişinin maddi sorunlarının sürekli devam etmesi, ✔ Evde bereketin olmadığını hissetme , ✔ Evde haram madde tüketimi, ✔ Evimizde enerjinin dağılmasını engelleyen çok tıkış tıkış eşyanın bulunması ve atılması gereken eşyaların saklanarak enerjiyi sıkıştırması ve kalabalık oluşturması, ✔ Mekan'da yaşanılan ağır hastalıklar, ✔ Ölüm ve acı dolu terk edişlerin bıraktığı negatif etkiler, ✔ Ev Temizliğinin uzun süre ihmal edilmesi...