Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Eylül, 2017 tarihine ait yayınlar gösteriliyor
Bülent avucunu açmış, kendisine doğru elini uzatan adama ters ters baktı. 50 yaşlarında gösteren adam, hırpani kıyafetli dilencilere benzemiyordu. Sağlıklı görünüyordu. "Sapasağlam adam, gidip çalışacağına dileniyor" diye düşündü. Öfkeyle "Ekmek parası mı istiyorsun?" diye sordu. - Hayır çikolata parası lâzım.   Bülent, dilencinin espri yaptığını sandı, o da bir latifeyle cevap verdi: "Siz ekmek bulamayınca çikolata mı yiyorsunuz?"   - Hayır; ekmek bulamadığımız günler bulgur pilavı yeriz. Onu da bulamazsak aç yatarız.   Bülent, adamın ciddi mi konuştuğunu, yoksa dalga mı geçtiğini ayırt edemiyordu.   - Bu bir kamera şakası mı?   Bugün karnınız doydu, üzerine tatlı mı istedi canınız.   - Bugün karımın yaş günü. Ona çikolata götürmek istiyorum. Her doğum gününde mutlaka çikolata alırım.   Bülent'in aklına kendi karısı geldi. Kavga etmişlerdi; kapıyı vurup çıkmıştı. Kendisinden bir çikolata parası isteyen adamı sorgulamaya devam etti:   ...
Üzgün müsün? Dans et ya da git, duşun altına gir ve beden ısısı kayboldukça üzüntünün bedenini terk ettiğini gör. Üzgün müsün? Dans et ya da git, duşun altına gir ve beden ısısı kayboldukça üzüntünün bedenini terk ettiğini gör. Başından aşağı akan suyun etkisiyle, aynı ter ve toz gibi üzüntünün de bedeninden temizlendiğini hisset. Zihnini öyle bir duruma sokmayı dene ki, önceki haliyle çalışamasın. Aslında asırlar boyunca geliştirilmiş tekniklerin hepsi, zihni eski kalıplardan uzaklaştırma çabasından başka bir şey değildir. Öfkeli isen, birkaç derin nefes alman yeterli. Derin bir nefes al ve derin bir nefes ver, iki dakika yeter. Sonra öfkenin nereye gittiğini gör. Zihni şaşırtıyorsun; ikisi arasında bağlantı kuramıyor. ‘Ne zamandan beri,’ diye zihin sormaya başlıyor, ‘birileri öfkeyle derin nefes alıp vermeye başladı? Neler oluyor?’ Herhangi bir şey yap ama bunu asla tekrarlama; işin aslı bu. Yoksa kendini her üzgün hissettiğinde duş alırsan, zihin bunu alışkanlı...