Ana içeriğe atla

Kayıtlar

2015 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

İYİLİK VE VEFA ÜZERİNE BİR ÖYKÜ

Bir kurdu avcılar fena halde sıkıştırmıştır. Kurt ormanda oraya buraya kaçmakta, ancak peşindeki avcıları bir türlü ekememektedir. Canını kurtarmak için deli gibi koşarken bir köylüye rastlar. Köylü elinde yabasıyla tarlasına girmektedir. Kurt adamın önüne çöker ve yalvarmaya başlar: "Ey insan ne olur yardım et bana, peşimdeki avcılardan kaçacak nefesim kalmadı, eğer sen yardım etmezsen biraz sonra yakalayıp öldürecekler." Köylü bir an düşündükten sonra yanındaki boş çuvalı açar, kurda içine girmesini söyler. Çuvalın ağzını bağlar, sırtına vurur ve yürümeye devam eder. Birkaç dakika sonra da avcılara rastlar. Avcılar köylüye bu civarda bir kurt görüp görmediğini sorarlar, köylü "görmedim" der ve avcılar uzaklaşır. Avcıların iyice uzaklaştığından emin olduktan sonra köylü sırtındaki torbayı indirir, ağzını açar, kurdu dışarı salar. "Çok teşekkür ederim" der kurt, "Bana büyük bir iyilik yaptın" "Önemli değil" der köyl...

Doğru insan olmak doğru insanla evlenmekten çok daha fazlasıdır!''

Bir uçak yolculuğunda yan koltukta oturan bir adamın alyansını sağ elinin işaret parmağına taktığını fark eden yazar yorum yapmaktan kendini alamaz; ''Bayım aly ansınızı yanlış elinize takmışsınız!'' Adam bunun üzerine;''Yanlış kadınla evlendim de ondan!'' diye karşılık verir.. Yazar Ziglar bu anıyı aktardıktan sonra şöyle sorar; ''Peki ya bu adam doğru adam mı? Yani kadın doğru adamla mı evlenmiş? Yanlış seçilmiş bir insana doğru insanmış gibi davranırsanız sonuçta doğru insanla evlenmiş olmaz mısınız? Doğru seçilmiş bir insanla evlendiğiniz halde yanlış davranıyorsanız yanlış bir evlilik yapmışsınız demektir çünkü. Doğru insan olmak doğru insanla evlenmekten çok daha fazlasıdır!'' Yazar kitabında şu öyküyü anlatır.. ''Yıllar önce Hawai''de başlık parasına benzer bir uygulama revaçtadır. Bir erkeğin sevdiği kızla evlenebilmesi için kızın ailesine belli sayıda inek vermek zorundadır. İnek sayısının 10 adet ol...

SENİN İÇİN HER ŞEYİN YETERİ KADARINI DİLERİM

Senin için her şeyin yeteri kadarını dilerim dedi : Uçağın kalkış anonsundan önce yolcular biniş kapısına davet ediliyordu. Yaşlı kadın kızına sıkı sıkıya sarılmış hem ağlıyorlar hem de bir birlerini bırakmak istemiyordu. Dudağında dökülen cümleler beni o kadar etkilemişti ki; Senin için her şeyin yeteri kadarını diliyorum. Seni seviyorum Anne, ... Bende seni seviyorum kızım. Ben de senin için her şeyin yeteri kadarını diliyorum. Birbirlerine övgü dolu kelimeleri övgü dolu kelimelerle onurlandırıyorlardı. Ayrılmadan önce kız yere eğilerek ayaklarının üzerine alnını koyarak annesini onurlandırıp, tekrar ayağa kalkıp annesine sarılıyordu. Nedendir bilmem ama bunu bir kaç defa tekrarlamıştı. Hayret verici bakışlarımın ardından.  Bir süre sonra anne ile kız ayrıldı sonra kız güvenlik kapısından içeri girerken Anne arkasından hem bakıyor hem de el sallıyordu. Bir süre baka kaldıktan sonra nedendir bilmem ama kadının yanına gittim. Kadın ile birlikte kızına bakıyordum. Ağ...

AFFETMEK ÜZERİNE GERÇEK BİR HİKAYE.

MARİE BALTER kendisine bile bakmaktan aciz, alkolik bir annenin evlilik dışı dünyaya gelen çocuğuydu. Beş yaşına geldiğinde çocuk bakım yurduna yerleştirildi. Daha sonra bir çift tarafından evlat edinildi. Sadist çift, küçük kızı evin mahzenine kapayıp, ona sistematik bir biçimde işkence etti. Çiftin toplum içindeki saygın konumu, küçük kızın yaşadıklarını çevreden kolaylıkla gizliyordu. Marie on yedi yaşına geldiğinde depresyondan felç geç irdi. Kas spazmları ve boğularak ölmesine sebep olabilecek denli yoğun astım krizleri geçiriyordu. Halüsinasyon da gördüğü için doktorlar ona yanlışlıkla şizofreni teşhisi koydular. Bundan sonraki onyedi yılı akıl hastanesinde geçti. Umutsuzluk ve çaresizlik içinde kıvranan kız, yemek yiyemiyor, fazla kımıldayamıyor ve intihar etmeyi sıkça düşünüyordu. Otuz dört yaşına geldiğinde doktorlar Marie’nin durumunu yeniden değerlendirdiler. Onun şizofren olmadığına, ağır depresyon geçirdiğine ve panik atak yaşadığına karar verdiler.Arkadaşlar...

EĞER HASTA OLMAK İSTEMİYORSAN... !!!

Eğer hasta olmak istemiyorsan *Duygularını anlat’ Saklanan ve baskılanan heyecanlar ve duygular gastrit, ülser, bel fıtığı, bel ağrıları gibi hastalıklara yol açar. Zamanla duyguların bastırılması kansere dönüşür. Öyleyse sırlarımızı, hatalarımızı birileriyle paylaşmalıyız. Diyalog, konuşma, kelime çok güçlü birer ilaç ve mükemmel birer terapidir. Eğer hasta olmak istemiyorsan *Karar vermelisin!' Kararsız kişi güvensiz endişe ve ıstırap içinde olur. Kararsızlık sorunları, endişeleri ve çatışmaları çoğaltır. İnsanlık tarihi kararlardan oluşur. Karar vermek diğerlerinin kazanması için vazgeçmeyi ve avantajları kaybetmeyi kesinlikle bilmektir. Kararsız kişiler mide rahatsızlığı, sinir hastalıkları ve cilt sorunları kurbanıdır. Eğer hasta olmak istemiyorsan *Olduğundan farklı yaşama’ Gerçeği saklayan, rol yapan her zaman mutlu olduğu görüntüsü veren, mükemmel görünmek isteyen kişi tonlarca ağırlığı biriktirmektedir. Ayağı kilden bronz bir heykel gibidir. Al...

İÇİMİZDE VE DIŞIMIZDA DENGEYİ BULMAK...

İçimizde ve Dışımızda Dengeyi Bulmak... Bir hint atasözü, “İnsan 4 odası olan ev gibidir. Biri fiziksel, biri zihinsel, biri duygusal ve biri de ruhsal. Çoğumuz genellikle bir odada da yaşarız. Ancak havalandırmak için olsa bile her odaya her gün girmedikçe tam mutlu olamayız” der. Günümüz sosyal hayatının beklentilerine cevap verebilmek ve bu arada bir denge sağlamak her zamankinden daha zor. Bu koşturma içinde ne yazık ki yukarda ki özdeyişte ifade edilen odalardan birine takılıp kalıyoruz.   Oysaki yaşam 4 yönlü. Fiziksel ihtiyaçlarımızı karşılarken zihinsel , duygusal ve ruhsal açıdan da kendimizi beslememiz gerek! Günlük koşuşturmacalar içinde çok çalışıp maddi beklentilerimize ulaşmak isterken içimizdeki oyun oynamak isteyen yanımızı unutuyoruz. Ulaştığımız her maddi başarı bir diğerine kapı aralıyor. Para, güç peşinde koşarken, hem kendimizin, hem de çevremizdekilerin/ailemizin duygusal gereksinimlerini ihmal ediyoruz. Beslemediğimiz için beslenemiyoruz. Du...

HAYATINIZDA KÖKLÜ DEĞİŞİKLİKLER YAPMAK İÇİN 7 ÖNERİ:

Geçtiğimiz 5 sene içinde hayatımda son derece köklü değişiklikler yaşadım. Finansal hedeflerime ulaştım, ...muhteşem bir hayat arkadaşı edindim, kendime olan güvenimi geliştirdim ve çok daha mutlu olmayı başardım. Peki bunu nasıl yaptım? Onlarca kitap okuyor ve hayatımda değişiklik yaratacak düzinelerce teknikten yararlanıyorum. Sizlerle bunların en etkili yedi tanesini ve onlardan nasıl faydalandığımı paylaşacağım: 1. Olumlamalar Olumlamalar, kendinize kendinizle ilgili söylediğiniz pozitif yargı cümleleridir. Örneğin “Çok sabırlı biriyim.” Kendinizle ilgili olumlamaları bir yere yazın ve bunları her gün inançla ve hissederek kendinize tekrar edin. Bunu hayata geçirdiğinizde, bu olumlamalar bilinçaltınızın derinliklerinde yer etmeye başlayacak.birkaç hafta deneyin ve nasıl işe yaradığına kendiniz tanık ollun. 2. Hayal etme Pek çok insan kullanılmayan hayal güçlerinin inanılmaz etkisini göremeden yaşayıp gidiyor. Oysa hayal etme yeteneği, olmasını istediğimiz şeyl...

HASTALIKLARIN ZİHİNSEL NEDENLERİ VE ŞİFALANMASI

HASTALIKLARIN ZİHİNSEL NEDENLERİ VE ŞİFALANMASI;   Hasta insanların, sağlık durumu ne denli kötü ve ümitsiz olursa olsun, zihinsel özgür bırakma ve bağışlama çalışmalarını yapmaya İSTEKLİ OLDUĞUNDA hemen hemen her şeyin tedavi edileceğini çok iyi BİLİYORUM. Birçok insan için son derece ürkütücü bir sözcük olan ‘’ tedavi edilemez ‘’ sözcüğü aslında söz konusu olan durumun ‘’ dış’’ yöntemlerle tedavi edilemiyeceğini ve tedavinin etkili olabilmesi için İÇ DÜNYAMIZA yönelmemiz gerektiği anlamına gelmektedir. Hiçlik ‘ten ortaya çıkan durum yine hiçlik’e dönecektir.  - Louıs L. HAY Tobelotus enerji serisi ile, çakra dengeleme ve uyumlama çalışmaları ile kendimize yolculuk (meditasyon) ile şifalanmak mümkün... Bunun için bizimle irtibata geçmeniz yeterli.. Şimdi hastalıkların zihinsel nedenlerine ve olumlamalarına Louıs L. HAY'in kitabından bir bakalım.. Hastalıklarin Zihinsel Nedenleri Fiziksel bir sorunun olduğunda listeyi kullanma yolu:   1. Sorunun zi...